Logom

Türk Boylarının Tamgaları

Türk Milletleri

 

Tamgalar

Tarihsel kökeni çok eskilere dayanan tamgalar (damgalar) bir iletişim gereksinimi olarak türemiştir. Bu sebeple hayvan, eşya ve hatta silahların damgalanması gibi harmanda elde edilmiş olan hububat da damgalanırdı. Erken Türkler, Kuzey Avrasya kıtasında yaygın olarak yaşamışlar, geçimlerini çobanlık ve avcılıkla sağlamaya başlamışlardı. Yazın yaylakta, kışın kışlakta yarı göçebe hayat sürdürmüşlerdi. Mevsim göçleri sırasında, sürülerin birbirlerine karışmaması için her boy, sürülerine kendi tamgasını vuruyordu. Harzemşahlar çağında yazılmış olan Mukaddimetü’l-Edeb’de “Mühür bastı, bugdayga” şeklinde bir cümle görülmektedir. Daha sonraki çağlara ait olan Moğolca karşılığında ise yarı Türkçe yarı Moğolca olarak “Tamga daruba bugdayda” denmektedir.


Oğuz boyları tamgaları


Aileler (oguşlar) birleşerek urug (oymak)ları, uruglar birleşerek boyları, boylar birleşerek bodunları, bodunlar da birleşerek elleri (illeri) oluşturur. Bu kelimenin baş harfi “i” ile “e” karışımı bir sesle okunmaktadır. Bozkırda en yüksek siyasal örgütlenme biçimi eldir. Bodun yöneticisine han, el yöneticisine kağan denilmektedir.


Kayığ, Afşar, Bayat, Yazgır dört Oğuz boyları Reşideddin Fazlullah’a göre Bozoq boy (sağ kolu) birliğine, diğer on ikiside Ücoq boy (sol kolu) birliğine uygundur. Cami’üt-Tevarih adlı kitabında iki grubun her biri oniki boyların Ordu’nun sağ ve sol kolundan oluştuğu aktarılmıştır.


Kaşgarlı Mahmud’a göre Divanü Lügati’t-Türk’teki yirmi iki Oğuz bölüğünün tamgaları: Kaşgarlı bu tamgaların davarlara, yılkılara vurulduğunu söyler.


Türk Boyları Tamgaları

 

Anadolu’da bugünkü söylenişe göre Oğuz boylarının adları:

Boz-oklar: Kayı, Bayat, Kara-Evli, Ak-Evli, Yazır, Döğer, Dodurğa, Avşar, Kızık, Beğ-Dili, Karkın.
Üç-oklar : Bayındır, Peçenek (Beçenek), Çavundur, Çepni, Salur (salır), Eymir, Alayuntlu, Yüreğir, İğdir, Büğdüz, Kınık.



Oğuz boylarının simgeleri


Damga-sembol (ongun) olarak sıkça kullanılan kartal, kudret ve kuvvetin temsilcisidir. Göksel hâkimiyeti, yükseklerde uçabildiği için yaratıcı’ya yakın oluşu ve insanlar arasında olan hadiseleri yaratıcı’ya haber verdiğine inanılması dolayısıyla kutsal sayılmıştır.

Eski Oğuzca’da “Ongun” kelimesi “Totem” anlamındadır. L. Rásonyi’de Ongun’un Türkçe bir kelime olduğunu, Abdülkadir İnan, ise bu kelimenin moğolca kökenli olduğunu ifade eder. Bahaeddin Ögel’de, aslında Ongun sözü moğolcadır. Bunun Türkçesi “Töz”dür. Töz türkçede “kök-menşe” anlamına geldiğini söyler. Oğuz destanlarına göre, her boyun bir kuş sembolü vardır. Bu kuşlar da genel olarak yırtıcı kuşlardan seçilmiştir. Moğol tarihçisi Reşideddin Fazlullah, bu kuşlara Ongon deyimini kullanmış ve bu suretle deyim günümüze kadar ulaşmıştır.

Ebulgazi Bahadır Han’ın Şecere-i Türk eserine göre: Salur boyunun ki kartal, Dodurğa boyunun kızıl kartal, ve Kınık boyunun da ak kartal’dır. Kartal, Altay mitolojisinde en büyük Tanrı sayılan Ülgen’in yedi oğlundan biridir.


Kınık boyu : cürre karcığay, yani çakırdoğanın erkeği (Farsça cürre = kuşların erkeği)


Kayı boyu : sungur (Reşideddin Fazlullah’ın listesinde şahin’dir.), yani şahinlerin en büyüğü olan akdoğan’dır.


Bayındır boyu : laçin (Reşideddin Fazlullah’ın listesinde şahin’dir), gezgin şahin.


Yıva boyu : tuygun, yani yaşlı erkek çakırdoğan. Prof. Bazin Özbekçedeki karşılığını bulmuştur: kari erkek karcıyağ.


Salur boyu : bürgüt, yani kral kartal.


Afşar boyu : çure-laçin, yani erkek Bayağı doğan falco peregrinus.


Begtili boyu : bahri, yani pandion haliaetos, yani küçük balıkçıl kartal ya da balık-kartal.


Büğdüz boyu : italyu (tam olarak köpekleri alan anlamındadır), yani falco lanarius (Rusçada balaban), av için yetiştirilen dişi ya da kutsal doğan’dır.


Bayat boyu : ükü, yani grandük.


Yazır boyu : turumtay (Reşideddin Fazlullah’ın listesinde çakır’dır.), yani bozdoğan (Falco columbarius aesalon).


Eymür boyu : adı bilinmeyen bu kuşa isperi, falco subbuteo, yani delicedoğan denebilir.


Karabölük boyu: küyenek sarı, yani küçük sarı kerkenez (küye’nin nek’le kısaltılmışı).


Alkaevli boyu : küyenek, yani kerkenez.


İğdir boyu : karcığay, falco columbarius, yani çakırdoğan.


Üreğir boyu : biku, yani gecekuşu.


Tukirka boyu: kızıl karcığay, yani kızıl çakırdoğan.


Ulayundluğ boyu : yağalbay, falco vespertinus, yani gece çakırdoğanı.


Tüger boyu : küçügen, yani kuzuların büyük çakırdoğanı.


Peçenek boyu : ala toğunak, lanius exubitor, yani haşarat yiyen boz saksağan’dır.


Çavuldur boyu : buğdaınık. Kononov’un bunu Humay olarak yorumlaması yanlıştır. Bu kuş da humay gibi Kırgız halkbiliminde yer alan efsanevi bir kuştur. Adı buğdaykuşu olduğu düşünülür.


Çepni boyu : humay. Farsçası hüma olan efsanevi bir kuştur. Bir önceki kuşta olduğu gibi yine bir hata yapılmıştır, fakat bu kez hatayı Ebulgazi Bahadur Han yapmıştır. Efsanevi kuşların burada yeri yoktur. Gerçekte ongun’ları kumay, yani kar çakırdoğanı’dır.


Çarukluğ boyu : sarı karcığay, yani sarı çakırdoğan.
______________________________________________________________________________________________

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>